Sevdiğim İş, Ağzıma Düş!

06/Ara/2013

Kişisel gelişimciler, seminerciler hatta hiçbir kategoriye giremeyen ancak kendi kendine rol biçip toplumun nabız tutucuları ve sözde otoriteleri hep kullanır şu sözü: “Sevdiğin işi yap!”

Süslü birkaç “cool” cümle ile de pekiştirilir: “Özgür ol!”, “Sen her şeyi yapabilirsin!”

Ben de pek çok kez katıldım böyle abilerin, ablaların programlarına. İlk katılanlar için heyecanlı oluyor. “İşte hayatımın değişeceği an geldi” diyorsunuz. Akşam yastığa başınızı koyuyorsunuz, sabah aynı yastıkta kalkınca değişimin öyle kolay olmadığı dank ediyor.

İş mevzusuna gelelim. Herkesin dilinde sevdiğin işi yap düsturu. Tek nefeste ağızdan çıkıyor, kolay. Peki ya uygulama?

Hayalimdeki bölümü ve okulu seçmemi ailem engelledi ya da okutacak gelirleri yoktu. Ailemde üniversite okumuş bir tek kişi dahi yoktu. Çevremde örnek alabileceğim, beni cesaretlendirecek, farklı düşünmeyi ve farklılık yaratmamı sağlayacak ortam hiçbir zaman olmadı. Pekala ben nasıl sevdiğim işi yapacağım?

Formül ise şu:
“Allah’ım, değiştirebileceğim şeyleri değiştirmek için cesaret, değiştiremeyeceklerim için ise kabullenme gücü ver. Her ikisini ayırt edebilmem için de akıl ver.” Çin Atasözü

Burada formülü durumunuza şu şekilde uygulayabilirsiniz: bir kalem ve boş bir kağıdı elinize alarak dikey bir çizgi ile kağıdı iki bölüme ayırmalısınız. Bir tarafa DEĞİŞTİREBİLECEKLERİM diğer tarafa ise DEĞİŞTİREMEYECEKLERİM başlıkları yazdıktan sonra soru cevaplar ile bu başlıkların altını doldurmalısınız.

Asıl konumuza göre örneklersek, işinizi değiştirebilir misiniz? Evet ise ekonomik bir darlığınız yok ya da sahip olduğunuz niteliklerde personel arayan pek çok firma var demektir. O halde hızla iş arama bölümüne geçebilirsiniz ve sevdiğiniz işi bulabilirsiniz. Yanıtınız hayır ise ekonomik darlığınız ya da bağlılığınız var veyahut sahip olduğunuz niteliklerde çok fazla iş arayan kişi mevcut.

İşinizi değiştiremezseniz yaşamın sonu değil. Çocukken hoşlanmadığımız bir yemek (genelde kereviz, karnabahar, bamya gibi sebzeler) ilerleyen yıllarda favorimiz olabiliyor. Önce alışıyor sonra ise damak tadımıza uygun reçetelerle hazırlanınca favorimiz haline gelebiliyor. İşinizi de keyif alacağınız formata sokabilirsiniz. İş değiştirmeden de işinizden keyif almanız mümkün olacaktır.

Pek de hoşlanmadığınız işi sevme, o işte verimli olma, o işin hakkını verme hatta o işte değişimler yaratma konusundaki sorumluluğun tamamı sizdedir. İşinizdeki, çalışma ortamınızdaki hoşlanmadığınız pek çok noktayı düzeltebilir, değiştirebilirsiniz. Bu işin zihinde bittiği aşikar. İsteyerek yaptığımız işlerin neticesi de göz kamaştırıcı olmaktadır. Personellerin iş ahlakı konusunda daha hassas olması, sahip oldukları işin hakkını vermesi gerekir. Yöneticilerin, liderlerin de personel üzerinde böyle bir etki/motivasyon yaratması beklenmektedir.

Yorumlar

  1. Yazan: alişan

    Cevapla

    • Yazan: Serkan Emir

      Cevapla

Bir Cevap Yazın

E-Bülten Kayıt

Yeni yazılarımdan haberdar olun