Çıraklıktan Kovulan Adamın Zirveye Tırmanış Hikayesi

01/Ara/2014

Yıl 2004. Dönemin ABD‘deki popüler programlarından biri de, Donald Trump‘ın sunduğu Çırak (The Apprentice) programıydı. Popüleritesi artan programın Türkiye Versiyonu‘da hemen hazırlandı ve vizyona girdi (Sıkı takipçisiydim). Programdaki patron ise bir dönem TÜSİAD Başkanlığı da yapmış, Anadolu Grubunun direksiyonundaki iş adamı Tuncay Özilhan‘dı.

cirak35.000 başvurudan 16’sı finalist oldu ve Çırak programının televizyonlarda yayınlanan bölümlerinde yer aldılar. Program formatını hatırlatmak gerekirse (hatırladığım kadarıyla): patron, haftalık olarak, kadınlar ve erkekler grubuna iş ödevi veriyor, başarılı takıma ödül, başarısız takıma ise aralarından bir kişinin kovulması cezasını veriyordu. Bizim kültürümüzde kovmak, kovulmak yüz kızartıcı bir durum gibi algılanır. Dolayısıyla programdaki “Kovuldun” -bizdeki versiyonda “Seninle çalışamayacağız!” şeklinde kibarlaştırılmış- sahnesi pek hoşumuza gitmiyordu. (En azından iyilerin kovulması için :) )

Programın ilk haftası, ilk görev: kestane satmak ve en fazla kar elde etmek. Satışta kadınlar 1 adım önde tamamlar (Ben de kadınların satışta daima önde olduğunu düşünenlerdenim). Erkeklerden bir kişi kovulacaktır. Ekip lideri, takımda en zayıf olduğunu düşündüğü 2 kişinin ismini verir (1.25-1.30) ve biri de İsmail Haznedar‘dır.

Tuncay Özilhan ekip liderini ve öne sürdüğü iki ismi karşısına alır ve kısa bir sohbetten sonra kararını açıklar: “İsmail seninle çalışamayacağız!”

İsmail, kovulmuştur. Gerekçesini ise Tuncay Özilhan, İsmail‘in ayrılışının arkasından açıklar: “İsmail pasif kaldı, mücadele etmedi, onda liderlik vasıfları görmedim!” (Şahsi fikrim o dönemde de, bu yazıyı kaleme almaya karar verip programın videolarını izlediğimde de bu teşhisler kesinlikle doğruydu.)

Programdan elenen, çıraklıktan kovulan İsmail, evine dönüşte takside şöyle söyler: “Daha göstereceğim, yapacağım çok şey vardı“.

Size aslında aktarmak istediklerim bu noktadan sonra başlıyor. Hak ederek kovulan çırak bugün nerede, öğrendiğinizde tanımayanlarınız “yok artık” diyebilir.

Tuncay Özilhan‘ın -onda liderlik vasıfları görmedim- dediği İsmail, 2005 yılında bir uluslararası sivil toplum kuruluşuna (JCI) katılır. Türkiye’deki örgütlenmesinde üyesi olduğu şubenin 2008 yılında başkanı seçilir. Başarılı geçen başkanlık döneminden 1 yıl sonra 2010 yılında ise Türkiye Başkanı seçilir. 5 yılda nefis bir gelişim. Dünya’da yaklaşık 200.000 üyesi, Türkiye’de ise 25-30 civarında şubesi bulunan bir örgütün ülke başkanı, lideri olmuştur.

Gelişim süreci devam eder: 2011 ve ilerleyen yıllarda JCI‘ın Avrupadan Sorumlu Başkan Yardımcısı, Baş Başkan Yardımcılığı gibi uluslararası ve kritik pozisyonlarda yer alır. Takvim 2015’i gösterdiğinde, örgütün 100.yılını kutlayacağı büyük önem taşıyan bir yıl için İsmail, JCI’ın Dünya Başkanı seçilir. (Örgüt tarihinde ilk kez bir Türk, Dünya Başkanı seçilmiştir.) Ülke olarak gurur duyduğumuz bir gelişme, büyük bir başarı!

JCI President

İşin en ilginç kısmı ise şu: İsmail‘i tanıyanların büyük çoğunluğunda İsmail bir etki yaratmıştır. Ve bu etkiyi tarif edenler İsmail hakkında şöyle diyor: “İsmail oldukça proaktif, efektif, mücadele ruhuna sahip, ilham veren ve vasıfları belirgin bir lider.” (Tanıdığım andan itibaren aynı duyguları ve düşünceleri ben de taşıdım.) 10 yılda büyük değişim! 10 yıl önce –yapacağım, göstereceğim çok şey vardı– demişti, yaptı ve gösterdi.

İsmail, kendi kariyer planında, ilk basamaktan en üst basamağa adım adım tırmandı. Bu tırmanış esnasında pek çok kişiye de ilham kaynağı oldu. Uluslararası bir örgütün başında bir Türk‘ün olması ve İsmail‘in 10 yıl önce çıraklıktan kovularak başlayan zirveye tırmanış hikayesi, sıra dışı, ilham kaynağı ve çok önemli bir başarı.

Şuanda görev daha zor: ülkemizi en iyi şekilde temsil etmek, başkanlık görevini başarılı bir şekilde icra etmek. Eminim layıkıyla yerine getirecektir. Başarılar İsmail Başkan! #ismile :)

İnsan isterse diye başlar cümle ve yapabileceklerinin listesi bitmez. Belki de özetle –insan isterse başarır– demek kafi. Bunun bir örneğini aylar önce kaleme almaya karar vermiştim ve 27 Kasım’da İsmail‘in Dünya Başkanı seçilmesiyle bu yazıyı yayına aldım.

Bir parça sizlere de ilham olmasını dilerim :)

Yorumlar

  1. Yazan: leman ozkan

    Cevapla

  2. Yazan: Abdurrahman

    Cevapla

Bir Cevap Yazın

E-Bülten Kayıt

Yeni yazılarımdan haberdar olun